2 Ocak 2023 Pazartesi

asya hun devleti

asya hun devleti Asya Hun Devleti hakkında makale yazmak istiyorsunuz. Asya Hun Devleti, kuruluşu M.Ö. III. yüzyıla kadar dayanan ve M.Ö. III. yüzyılın ortalarında başlayan ve M.Ö. I. yüzyılın sonlarına kadar devam eden bir Güney Asya imparatorluğuydu. Bu imparatorluk, Asya Hunlarının yönetimi altında kurulmuştu ve Güney Asya bölgesinde yer alan büyük bir coğrafyayı kapsıyordu. Asya Hunları, Moğolistan ve Çin'den gelen bir nomadik kavimdi ve bu bölgeye yerleştikten sonra, çeşitli hükümdarları tarafından yönetilmişlerdi. Asya Hunları, kültürleri ve inançları nedeniyle çok sayıda taklitçi kavim tarafından takip edilmişlerdi ve bu nedenle de Asya Hun Devleti, çeşitli bölgelere yayılmıştı. Bu devletin en ünlü hükümdarlarından biri, M.Ö. II. yüzyılda hüküm süren Kanişka idi. Asya Hun Devleti, yönetim yapısı bakımından çok ilginç bir yapıya sahipti. Devletin hükümdarı, ülkenin en güçlü ailelerinden birini temsil eden bir kişi idi ve bu nedenle de Asya Hun Devleti, genelde oligarşik bir yapıya sahipti. Ancak bu devlette, hükümdarın kararları çok büyük ölçüde etkili olurdu ve bu nedenle de Asya Hun Devleti, hükümdarın güçlü bir liderliği sayesinde işleyebilmekteydi. Asya Hun Devleti'nin ekonomisi de oldukça gelişmişti. Devletin en önemli kaynaklarından biri, tarım ve hayvancılık idi ve bu sektörler, ülkenin büyük bir bölümünü kapsıyordu. Ayrıca Asya Hunları, madenleri de çok iyi kullanıyorlardı ve bu nedenle de çeşitli metaller üretilebiliyordu.

28 Mart 2022 Pazartesi

Teknolojinin toplum üzerindeki etkileri

Teknolojinin toplum üzerindeki etkileri Teknolojinin gelişmesi ile hayatımıza giren makineler(otomobil, çamaşır makinesi, bilgisayar, akıllı telefon, kombi…) hayatımızı kolaylaştırdı, ihtiyaçlarımızı çok daha kısa sürede, çok az emek harcayarak gerçekleştirebilmemizi sağladı. Örneğin; 5 kilometre uzaktaki okula birkaç dakikada varabiliyoruz, bankacılık işlemlerini bankaya gitmeden cep telefonu ile birkaç tuşa basarak kolayca halledebiliyoruz. İnternet üzerinden zoom programını kullanarak uzaktan eğitim ile derslerimizi yapabiliyoruz. Özellikle iletişim teknolojileri(TV, İnternet, radyo, akıllı telefonlar…) sayesinde ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmelerden anında haberdar olabiliyoruz. sosyal bilgiler Teknolojinin bu gibi olumlu yönleri yanında olumsuz yönleri de vardır. Örneğin internet, akıllı telefon, tablet, televizyona zamanının çoğunu harcayan bireyler arasında ailesi ile ve arkadaşları ile iletişimi azalmaktadır, bireylerin sözlü iletişim yetenekleri gelişememekte-körelmektedir, kişi içine kapanık-asosyal bir bireye dönüşmektedir.(teknoloji bağımlısı- oyun bağımlısı – sosyal medya bağımlısı) Eskiden evlerde çay kahve eşliğinde hoş sohbetler edilir, oyunlar oynanırdı. Eskiden arkadaş sofralarında ekmeğimizi paylaşıyorduk şimdi çektiğimiz öz çekimleri… Cep telefonu, tablet gibi cihazlar yaydıkları radyasyon ile sağlığımızı da olumsuz etkilemektedirler. Teknoloji, hayatımızı kolaylaştırıyor; diğer taraftan da bizi kolaycılığa alıştırıyor. Değer verdiğimiz insanların ziyaretlerine gitmek-aramak yerine toplu mesajlarla geçiştiriveriyoruz. Teknolojinin hayatımıza girmesi, hava kirliliği ve küresel ısınma gibi çevre sorunlarının da birinci nedeni olmuştur. “Rize Şenyuva köylüleri, komşuluk ilişkilerinin bozulacağı gerekçesiyle köylerine televizyon sokmadı. Daha önce de kablolarının yaylada doğal güzelliği etkileyeceği gerekçesiyle imza toplamış, ancak elektrik hatlarının yeraltına alınmasıyla ikna olunmuştu. Hava ve gürültü kirliliğine neden olacağına inandıkları araçların girişini önlemek için yol yapımını yaylaya 500 metre mesafede durdurdular. Köylüler, evlerine de ancak patikadan ulaşabiliyor.” İnternet haberi, 4 Ağustos 2010 *Haberde teknoloji kullanımının hangi sonuçlarına dikkat çekilmektedir? Teknolojinin olumlu yanları yanında olumsuz yanlarının da bulunduğunun halkımız arasında anlaşıldığını; sadece sosyal ilişkileri zayıflatması değil çevre (görüntü - hava – gürültü) kirliliğine yol açacağı endişesi köy halkının birçok teknolojiyi köye sokmamalarına neden olmuş.

8 Şubat 2022 Salı

Türklerin Kullandığı Takvim Çeşitleri

Türklerin Kullandığı Takvim Çeşitleri : 1-12 Hayvanlı Takvim : Güneş yılı esaslıdır. Her yıla bir hayvan ismi verilir. 12 aydan oluşur. 2- Hicri Takvim : Ay yılı esaslıdır. İlk kez Hz. Ömer zamanın da kullanılmaya başlanmıştır. Hicret başlangıçlıdır. 3- Celali Takvim : Büyük Selçuklu Devleti’nde Melikşah zamanında ayrıca Harzemşahlar ve Babürler tarafından da kullanılmıştır. Güneş yılı esaslıdır. İran kökenlidir. 4- Rumi (Mali) Takvim : Güneş yılı esaslı bir takvimdir. Osmanlılarda IV. Mehmet zamanında kullanılmaya başlanmıştır. Sadece ekonomik alanda kullanılmıştır. Hicret başlangıçlıdır. 5- Miladi Takvim : 1 Ocak 1926’dan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Mısırlılar ve Romalılar geliştirmiştir. Hz. İsa’nın doğumu (Milad-0) başlangıç kabul edilmiştir

26 Ocak 2022 Çarşamba

Yüzey Şekilleri İle İlgili Kavramlar

Yüzey Şekilleri İle İlgili Kavramlar: Dağ: Çevresine göre yüksekte kalan, tabandan zirveye doğru yamaçları eğimli yeryüzü şekillerine dağ denir. Akarsu: Yeryüzünde belirli bir eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan sulara denir. Körfez: Denizin, karanın içine doğru sokulduğu büyük girintilere körfez denir. Yarımada: Üç tarafı sularla çevrili, bir tarafı karayla bağlantılı yeryüzü şekline yarımada denir. Burun: Kara parçalarının denizin içine doğru uzanmış bölümleridir. Boğaz: İki denizi birbirine bağlayan dar su geçitleridir. İstanbul ve Çanakkale Boğazları Doruk: Dağların en yüksek yerlerine doruk denir. Plato (Yayla): Akarsular tarafından yarılmış yüksek ve geniş düzlüklere plato (yayla) denir. Vadi: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturduğu “U” veya “V” şeklindeki uzun oluklara vadi denir. Ova: Çevresine göre alçakta olan geniş düzlüklere ova denir. Deniz: Okyanusların karaların içlerine doğru girmiş kollarına deniz denir. Göl: Karalar üzerindeki dört tarafı kapalı çukurlardaki su bir ikintilerine göl denir. Ada: Dört tarafı sularla çevrili kara parçasına ada denir. mediterranean foods Not: Karadeniz ve Akdeniz Bölgesi'nde dağlar kıyıya paralel; Ege Bölgesi'nde kıyıya dik uzanır. Yükseltisi en az olan bölge Marmara; En fazla olan bölge Doğu Anadolu'dur. sosyal bilgiler

ÖĞRENME ALANI: İNSANLAR, YERLER ve ÇEVRELER DÜNYANIN NERESİNDEYİM?

3. ÖĞRENME ALANI: İNSANLAR, YERLER ve ÇEVRELER DÜNYANIN NERESİNDEYİM? (3.öğrenme alanı-1.kazanım) Paralel: Ekvatora paralel birer derecelik açılarla çizilen doğudan batıya uzanan hayali çizgilere paralel denir. Paralellerin Özellikleri: Başlangıç paraleli ekvatordur (0 derece). Ekvator en büyük paralel dairesidir. Kutup noktalarına eşit uzaklıktadır. Ekvator'un kuzeyinde 90 ve güneyinde 90 olmak üzere toplam 180 paralel vardır. İki paralel arasındaki uzaklık eşittir ve 111 kilometredir. Paralellerin boyları dünyanın şeklinden dolayı Ekvatordan kutuplara doğru kısalır, kutuplarda nokta halini alır. Meridyen: Bir kutup noktasından başlayarak diğer kutup noktasında sona eren, ekvator ve paralel dairelerini dik kesen yaylara meridyen denir. Meridyenlerin Özellikleri: Başlangıç meridyeni İngiltere'nin başkenti Londra'daki Greenwich (Grinich) gözlemevinden geçen meridyen kabul edilir ve 0 derece ile gösterilir. Başlangıç meridyeninin 180 doğusunda 180 batısında toplam 360 meridyen yayı vardır. Meridyenlerin uzunlukları birbirine eşittir ve yarım daire şeklindedir. İki meridyen arası mesafe ekvatorda 111 kilometredir, kutuplara doğru azalır. İki meridyen arasında 4 dakikalık zaman farkı vardır. Aynı meridyen üzerindeki tüm noktalarını yerel saatleri aynı olur. Coğrafi Konum: Herhangi bir yerin dünya üzerindeki bulunduğu yere coğrafi konum denir. Coğrafi Konum Çeşitleri: 1- Matematik (mutlak) Konum: Bir yerin ekvator ve başlangıç meridyenine olan uzaklığına matematik konum denir. 2- Özel (göreceli) Konum: Bir yerin denizlere, okyanuslara, kıtalara, komşu ülkelere, yeryüzü şekillerine ve ekonomik faaliyet bölgelerine göre konumuna özel konum denir. Coğrafi Konum Kavram Haritası Coğrafi Konum Matematik Konum Özel Konum Paralel daireleri Meridyen daireleri Kıta ve Yeryüzü Ekonomik Deniz ve ülkeler şekilleri faaliyetler okyanuslar Türkiye'nin Coğrafi (Matematik) Konumunun Sonuçları: Türkiye 36- 42 derece kuzey paralelleri (KP); 26- 45 derece doğu meridyenleri (DM) arasında yer alır. Ekvator'un kuzeyinde, kuzey yarımkürededir. Başlangıç meridyeninin doğusunda yer alır. Orta kuşakta yer alır, dört mevsim belirgin yaşanır. Kuzeyi ile güneyi arasında 6 paralel; doğusu ile batısı arasında 19 meridyen farkı vardır. Jeopolitik konum: Bir yerin matematik(mutlak) ve Özel (göreceli) konumunun ülkeler arasındaki siyasi ilişkilere yansımasıdır. Türkiye'nin Jeopolitik Konumunun Sonuçları: Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu üçgeninin merkezinde yer almaktadır. Üç tarafı denizlerle çevrilidir. Asya ile Avrupa kıtaları arasında köprü konumundadır. Zengin doğal kaynaklara sahiptir. İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahiptir. Avrupa ülkeleriyle Ortadoğu'daki zengin petrol ülkeleri arasında bulunur. Yükseklik fazladır, batıdan doğuya gidildikçe yükseklik artar, sıcaklık düşer. Kıta: Etrafı deniz ve okyanuslarla çevrili büyük kara parçalarına kıta denir. Kıtaların Adları (Büyükten Küçüğe): 1- Asya 2- Afrika 3- Kuzey Amerika 4- Güney Amerika 5- Antarktika 6- Avrupa 7- Avustralya (Okyanusya) Okyanus: Kıtalar tarafından birbirinden ayrılan büyük su kütlelerine okyanus denir. Okyanusların Adları (Büyükten Küçüğe): 1- Büyük Okyanus 2- Atlas Okyanusu 3- Hint Okyanusu sosyal bilgiler

23 Aralık 2016 Cuma

Osmanlı Askeri Teşkilatı

evlet ve askeri reformları ile başlamıştır. Bu reformlar ile devleti’nin beylik-devlet siyasetinden imparatorluk siyasetine geçişi sırasında merkezi otoriteyi devşirme-kapıkulu-yeniçeri-enderun sistemiyle sağlamlaştırılması amaçlanmıştır. Osmanlı askeri teşkilatı Bu dönemde ocaklardan birisi olan ve devşirmelerden kurulan Yeniçeri ocağının ordu ve siyasette büyük etkisi vardır. Klasik dönem Osmanlı ordusu organizasyonu Kapıkulu askerleri ve Eyalet askerleri olarak yapılanmıştır. Bu ordu 1606 yılına kadar (apex yılları) girdiği savaşlardan başarı ile ile çıkar.Azaplar: Azap kelime anlamı olarak bekar, Erkek manasına gelir. Savaşlarda Yeniçerilerin ön safında savaşırlardı. Savaş başlayınca sağa ve sola çekilerek yeniçerilerin manevra kabiliyetlerini artırıyorlardı. En ön saflarda savaştıkları için genelde şehit oluyorlardı. O yüzden bu askerler gönüllüler arasından seçiliyorduŞu şekilde yapılıyordu: ★ Padişahın emri ile devşirme yapılacak bölge belirleniyordu. Bu bölgeye memurlar gönderiliyordu. ★ Bölgede bulunan kadı, sancak beyi ve rahipler çocukların belirlenmesinde memurlara yardımcı oluyordu. ★ Devşirme her zaman değil; ihtiyaca göre yapılırdı. ★ üç beş yılda bir yapılır ve kırk haneden ancak bir kişi devşirilirdi. ★ Ailenin tek çocuğu varsa devşirilmezdi. ★ Yüz kızartıcı suç işleyen (hırsızlık, zina) aileden devşirme çocuk alınmazdı. ★ Şımarık olabileceğinden köy kethüdasının çocuğu devşirilmezdi. ★ Vücudunda herhangi bir kusuru olan çocuklar alınmazdı. ★ Bir aileden sadece bir çocuk alınırdı. ★ Devşirilen çocuklardan zeki olanlar Enderun Mektebi’ne gönderilirdi.

5 Ekim 2016 Çarşamba

BÜYÜK MİLLET MECLİSİNE KARŞI İSYANLAR:

BÜYÜK MİLLET MECLİSİNE KARŞI İSYANLAR:
Ayaklanmaların Nedenleri:
1)    İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletlerinin kışkırtmaları.
2)    Bazı Kuva-i Milliyecilerin düzenli orduya katılmak istememeleri ve TBMM otoritesini tanımamaları (Çerkez Ethem ve Ali Yörük Efe)
3)    Azınlıkların bağımsızlık düşünceleri ile ayaklanmaları.

       TBMM’nin Ayaklanmalara Karşı Aldığı Önlemler

1) Ankara Müftüsü milli mücadeleyi destekleyen bir fetva yaymladı.
2) istanbul ile her türlü haberleşme kesildi.
3) Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarıldı. Bu kanunla isyan edenler cezalandırıldı.
4)     İstiklal Mahkemeleri kuruldu.

A)   Doğrudan İstanbul Hükümeti Tarafından Çıkartılan Ayaklanmalar
1-) Aznavur Ayaklanması
2-) Kuvay-ı İnzibatiye Ayaklanması

B)   İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletlerinin Desteğiyle Çıkan Ayaklanmalar:
1.      Konya- Bozkır isyanı:
2.     Bolu, Hendek, Adapazarı, Düzce isyanı
3.     Yozgat isyanı:
4.     Milli Aşireti isyanı
5.     Koçgiri isyanı:
6.     Afyon Çopur Musa
7.     Cemil Çeto

C-) Kuvay-ı Milliyeci  Olupta Sonradan Ayaklananlar: Düzenli ordunun kurulması ile bu ordunun emrine girmek istemeyen bazı kuva yi milliye komutanları isyan etti.
1.      Çerkez Ethem
2.     Demirci Mehmet Efe

D-) Azınlıkların Çıkardığı Ayaklanmalar: Ermeni ve Rumlar tarafından çıkartılmıştır.

Ayaklanmaların Sonuçları
v Milli mücadelenin kazanılmasını geciktirmiştir.
v Anadolu’daki işgalleri kolaylaştırmıştır.
v Çok sayıda Müslüman Türk insanı şehit düşmüştür.
v Maddi yönden büyük kayıplara neden olmuştur
v Ayaklanmaların bastırılması TBMM’nin otoritesini ve gücünü artırmıştır. (İsyanların Tek Olumlu yanı)
v    Düzenli ordunun kurulmasını hızlandırmıştır.
v Ayaklanmaların bastırılmasıyla milli birliğin sarsılıp yok olmayacağı anlaşılmıştır.
v Ayaklanmaların bastırılması hilafeti, saltanatı ve Osmanlı hükümetinin otoritesini zayıflatmıştır.

SEVR BARIŞ ANTLAŞMASI ( 10 AĞUSTOS 1920)
Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı sonunda İtilaf Devletleri ile imzaladığı barış antlaşmasıdır. İtilaf Devletleri Osmanlı topraklarını kendi aralarında paylaşmada anlaşmazlığa düştükleri için imzalanması gecikmiştir. Bu anlaşma Osmanlı Devletini yok etmeyi amaçlamaktadır.
Şartları:
1-     Boğazlar bütün devletlerin gemilerine açık olacak. Yönetimi Türklerin olmadığı Uluslar arası komisyona verilecektir.
2-     İstanbul Osmanlı Devleti’nin başkenti olacak, Osmanlı Devleti anlaşma şartlarına uymazsa işgal edilecek.
3-     Ege bölgesi ile Midye-Enez Çizgisine kadar olan Trakya toprakları Yunanistan’a verilecek.
4-     Doğu Anadolu’da iki bağımsız devlet kurulacak.
5-     Antalya, Konya, Muğla ve çevresi İtalyanlara verilecek.
6-     Adana, Sivas, Malatya, Mersin, Hatay Fransızlara verilecek.
7-     Osmanlı Devletine ait Arap toprakları İngilizler ve Fransızlar tarafından bölüşülecek.
8-     Askerlikte zorunlu hizmet olmayacak ve askeri kuvvet olarak 15 bini jandarma olmak şartıyla 50 bin kişilik bir ordu bulundurulacaktır. Bu orduda da tank, ağır makineli tüfek, top ve uçak bulundurulmayacaktır.
9-   Gayrimüslimlere çok geniş haklar verilirken Hükümet,
bu konuda sürekli olarak denetlenecektir.
10- Kapitülasyonlardan müttefik devletler yararlanacak ve Osmanlı Devleti savaştan zarar görenlere tazminat
ödeyecektir.

Sevr Antlaşmasına Tepkiler
1-     TBMM antlaşmayı tanımadığını ilan etmiş, 19 Ağustos 1920 tarihinde yapılan toplantıda,antlaşmayı imzalayanları vatan haini ilan etmiştir.
2-     Ulusal Mücadeleye katılım artmıştır.

Antlaşmanın Niteliği

Sevr Barış Antlaşması İstanbul Hükümeti tarafından imzalanmıştır. Ancak Osmanlı Anayasasına göre (Kanun-i Esasi) Mebuslar Meclisinin de onaylaması gerekmektedir. Ancak Mebuslar Meclisi daha önce dağıtılmıştır. Bu nedenle antlaşma hukuken de geçersizdir.

Göktürk devleti makale

Göktürk devleti makale Göktürk Devleti, Orta Asya'da kurulan Türklerin ilk devletidir. Devletin kuruluşu, Orhun Anıtları'nda kayded...